İstanbul Kültür University

Türkiye Ermenistan ilişkilerinde Pechakucha | Doğan Ertuğrul | Star

Ermenistan Türkiye ilişkilerinin normalleşmesi sürecinde inisiyatif STK’lara geçmiş durumda. Ancak Türk ve Ermeni STK’lari arasinda siyasete ilişkin hedefler konusunda önemli bir anlayiş farki var.

Gazeteci
Ermenistan’la, ‘Futbol diplomasisi’yle başlayan ve protokollerin dondurulmasiyla çikmaza giren normalleşme sürecinde inisiyatif bir süredir STK’lara geçmiş durumda. Ankara iç politik riskler taşiyan bu konuyu en azindan bir süre daha gündemde tutmamakta kararli görünüyor. Zaten AK Parti’ye kadar Türkiye, her yil yaşadigi ‘Nisan Sendromu’ hariç, ilişkilerin seyrinden rahatsiz da görünmüyordu. Oysa Erivan için durum farkli. Sinirlarin açilmasi ve normalleşme Erivan için sadece iyi komşuluk arayişi degil, ekonomik refah ve bölgesel meşruiyet ayri zamanda. Bu yüzden Ermeni STK’lari ilişkilerin gelişmesi için daha istekliler. Bu çabalar ABD’den ekonomik ve siyasi destek görüyor. Iki ülkenin medya, iş dünyasi, üniversiteleri arasindaki görüşmeler teşvik hatta finanse ediliyor. Bölgesel krizlerde inisiyatif almaktaki agirkanli tavrimiz göz önüne alinirsa, şaşilacak bir şey de yok.

Siyasetten kaçiyorlar
Ancak diplomasinin donduruldugu bu aşamada Türk ve Ermeni STK’larin etkinliginin önünde bazi engeller oldugu görülüyor. Türk ve Ermeni STK’lari arasinda siyasete ilişkin hedefler konusunda önemli bir anlayiş farki var. Ermenistan’la ilişkilerde önemli inisiyatifler olan (Global Political Trends Center) GPOT direktörü Prof. Mensur Akgün’ün son Erivan toplantisinda belirttigi gibi, Türk tarafi STK’lar araciligiyla siyaseti etkilemek, politikalar oluşturmak ve önermek gerektigine inaniyor. Ancak Ermenistan STK’lari, daha ekonomik sosyal ve kültürel nitelikli etkinliklerden yana görünüyorlar. Şüphesiz Ermeni STK’larin siyasete mesafeli duruşlarinin altinda ülkenin siyasi atmosferinin etkisi küçümsenemez. Çünkü sadece STK’larin degil, Türkiye’de kamuoyu ve siyaset üzerinde baski kuran medyanin bile Ermenistan’da etkinlik alani çok sinirli. O kadar ki ülkenin en çok satan gazetesinin tiraji bile birkaç bini aşmiyor. En çok reyting alan televizyonlarin izleyici sayisi da yine birkaç binle sinirli. Türkiye’de ise Futbol diplomasisi ya da protokollerin imzalanmasi sürecinde STK’lar ve medya siyaseti cesaretlendiren ve teşvik eden bir işlev gördü. Her iktidar için siyasi risk anlamina gelebilecek adimlar, Ahtamar Kilisesi’nde ayine izin verilmesi de dahil olmak üzere, -onlara bu cesareti veren de siyasetin bu konuda aldigi inisiyatifti şüphesiz- kamuoyunun ve medyanin önemli destegini aldi.

Bu nedenle yine Akgün’ün altini çizdigi gibi eger atilan adimlar protokollerin uygulanmasi, sinirlarin açilmasi, ekonomik ve siyasi ilişkilerin geliştirilmesine katki gibi sonuçlar dogurmazsa, STK’larin çabalariyla alinan yolun ilk siyasi krizde yok olma tehlikesi var.

Ermenistan STK’lari Karabag ve Azerbaycan konusunda çok kati bir tutum izliyor. Toplantiya katilan birçok isim Erivan-Ankara ilişkileri ve iki ülke STK’larinin girişimlerine Azeri STK’larinin dahil edilmemesi -Ki Eurasia Partnership Foundation’in (EPF) böyle bir çabasi oldugunu biliyoruz- gerektigini öne sürdü israrla. Diplomatik olmaya çalişan ancak öfkeli bir dille Azerilerin dahil edilmesinin çabalarini sonuçsuz birakacagi tekrarlandi. Azerilerin dahil edilmemesi anlaşilabilir ve belki de daha dogru olur ama Ermeni STK’larinin israri kategorik bir karşi çikiş gibi görünüyordu, ki bunun sorunlarin çözümüne katki saglamayacagi açiktir.

Son olarak, getirilen bazi önerilerin fazla Amerikanvari olmak gibi bir zaafi oldugunu düşünüyorum. EPF’nin önerisi -o eglenceli- Pechakucha’yi örnek verebilirim. Oradan ögrendigimiz kadariyla Japonca ‘fiskos’ anlamina gelen Pechakucha tasarim ögrencilerinin projelerini sunmasi için geliştirilmiş bir model. Hatta Istanbul’da da birkaç kez geniş katilimli Pechakucha etkinlikleri yapilmiş. Model mimari projeyi 20 farkli görsel malzeme eşliginde ortalama 20’şer saniye içinde anlatmaktan ibaret.

Fiskos etkinlikleri...
EPF Türk ve Ermeni gençlerin öteki algilarini ve belki de daha başka temalari görsel malzeme üzerinden birbirlerine anlatmalari önerildi -bana nedense modernleşmek için her köye bir piyano sloganini hatirlatti- toplantida. Hatta daha anlaşilir olsun diye, bir uzman bize dünyanin farkli bölgelerinde çogunlukla gençlerin yaptiklarini Pechakucha örneklerini gösterdi. Haksizlik etmek istemem ama benim aklimda en çok, belki de algida seçicilikle ilgilidir, farkli yüz ifadeleriyle Yunanli sanatçi Nana Mouskuri ile ilgili olan kaldi sadece. Başka katilimcilar katalogdan kendilerine daha ilginç gelen iş’leri gösterdiler. Ancak hepimizin ortak ilgisine mazhar olan nü ile soft porno arasinda gidip gelen 20 görsel malzemeden oluşan işti. Dogal olarak bu iş toplantinin havasinin biraz hafiflemesine yol açti. Hatta uzun süre Türkiye’deki Ermeni karşiti çevrelerin böyle bir etkinlige verebilecekleri tepki üzerinde eglenceli yorumlar yapildi. Öyle ya ‘ötekini/düşmani’ cinsel eylem üzerinden nitelemenin geniş bir tarihi vardi, toplumumuzdaki Ermeni algisinin bu yargiya büyük katkilar yaptigi su götürmezdi. Neyse ki Pechakucha Türk ve Ermeni gençler için önerilen ne tek ne de en önemli etkinlikti. Başka işbirligi alanlari tartişildi ayrintili olarak. Ancak Pechakucha benim aklimda o duymaktan pek hoşlanmadigimiz bölgesel şartlarin ne denli önemli oldugunun ironik bir sembolü olarak kaldi.

To read the article in the original newspaper click here.

← Share